Foodproject İstanbul

BİR YEMEK PROJESİ

Ayşe Dilek’i tanımlamak için kullanılacak en doğru kelime “tarz sahibi”. Beyoğlu Kumbaracı Yokuşu’ndaki Foodproject’te o kadar şık ve güzel işler çıkarıyorlar ki, etkilenmemek elde değil. Bilgi birikimi, tecrübe ve hayal gücünü bir araya getirip organizasyonlar için konsept yemekler hazırlayan Ayşe Dilek’le lezzet dolu bir sohbet gerçekleştirdik.

Bu işi yapmaya nasıl karar verdin? Foodproject nasıl gelişti?

Yemekle olan ilişkim yemek yemekten aldığım zevkle başladı. Diğer yandan mevcut işim beni mutlu etmiyordu. Yine yiyecek içecek sektöründeydim ama ortaya çıkan sonuç beni tatmin

etmiyordu. Doğru zaman geldiğinde de hiç zor olmadan bu proje çıktı ortaya. Sanıyorum özellikle de Londra’da altı senede biriktirdiğim görsel hafıza ve deneyim bir anda ortaya dökülüverdi. Bu da beni zaman içerisinde bir şekilde bu işi yapmaya itti.

Çok farklı konseptlerde yemekler hazırlıyorsun. Bunun için nelerden ilham alıyorsun?

iyi yemek blogları, kitap ve dergilerinden ilham alıyorum. Ve tabii yurt içi ve dışında gezdiğim, gördüğüm yerlerden. Evinde severek ve özenerek, kendine özgü

yemek yapan insanlar da beni çok etkiliyor.

Catering zor bir iş. Bu işte seni en çok motive eden şey ne?

Proje bazlı olması. Başlıyor ve bitiyor, sonra daha farklı konseptte, farklı mekânda, bambaşka bir proje başlıyor ve yine bitiyor. Dolayısıyla çok dinamik ve heyecanlı bir dal bence, hep hareket hâlindesin.

Menülerin hep ilgi çekici ve yaratıcı. Onları nasıl oluşturuyorsun?

Benim görsel hafızam çok kuvvetlidir. Bir menü hazırlamaya başladığımda önce yemek resimleri belirir hafızamda. Ben de o görüntülerden yola çıkarak menüleri hazırlarım.

Foodproject’te workshoplar düzenlediğini biliyoruz, bu kurslarda neler oluyor?

Teknik öğretme ve reçete uygulamanın yanında, her bir workshop’u birer küçük etkinlik gibi planlıyoruz. Yiyoruz, içiyoruz ve sosyalleşiyoruz aynı zamanda.

Kendi evinde davet organize edecek okuyucularımıza neler önerirsin? Nelere dikkat etsinler?

Menüye bayatlamadan bekletilebilecek yiyecekler eklemek akıllıca oluyor. Çünkü tüm hazırlıklar son güne kalınca, ev sahibinin enerjisi düşük oluyor. Davet sahibi mutlu mesut eğleniyor olursa herkesin enerjisi de o yönde yüksek olur.

İyi hissetmek istediğinde kendine neler pişirirsin?

Bir klasiğin var mı?

Olmaz mı! Bu soruyla çok karşılaşıyorum ve biraz da utanarak cevap veriyorum. Çünkü insanlar havalı ve sağlıklı bir tarif bekliyor benden. Oysa kendime karbonhidrat bombası mantı makarna hazırlıyorum. Az pişmiş mantı makarna, bol sarımsaklı yoğurt, salça sos ve çok bol pul biber, nane, sumak… Bir de yanında jalapenoya bayılıyorum.
SVP Boston » The Food Project Abiyeelbiseler

Foodproject İstanbul

Önceki yazı Topuz Saç Modelleri

Benzer İçerikler

Yorum Yaz

Your email address will not be published.


*