En İyi Fotoğraf Filtreleri

BAŞKA GÜNDEM YİNE Mİ ÇİRKİNİZ!

Facetune uygulamasının dijital tutsaklan, Instagram filtrelerinin efendileri, birleşin! Kendimizi ne kadar güzel buluyoruz, “filtre” kavramı ne zamandan beri bunu belirliyor?

NARS’ın Alek Wek’i marka yüzü yapması ezberleri bozan bir hamleydi. Güzellik butik bir Instagram’da tercihen Boğaz manzarasına karşı kurulmuş mükellef sofrada keyif fotoğraflarının altına bırakılan “Yine mi güzeliz?” yorumlarına kanmayın, dünyada kadınların yalnızca %4’ü kendilerini “güzel” olarak tanımlıyorlar.

Aynı oranın 2004 yılında %2 ile sınırlı olduğu düşünülürse ilerlemeye alkış tutabiliriz, ama elimizdeki nihai sonuca bakarsak bir yerlerde bir terslik olduğu da yadsınamaz. Francette Pacteau, “Güzellik Semptomu” isimli eserinde “Bir kadın güzel ya da değildir. Güzel değilse, güzelleşmek için elinden geleni yapacaktır. Güzelse, bir gün mutlaka bu güzelliğe veda etmek zorunda kalacaktır. (…) Hiçbir kadın ‘güzellik beklentisinden kaçamaz,” diyor. Peki güzellik beklentisinin kadın kimliğinin ayrılmaz bir kültürel parçası kabul edildiği bu kurguda neden kendimizi beğenmiyoruz? Ya da bizim kendimizi beğenmememiz kimin ekmeğine yağ sürüyor?

İstanbul’un moda ve güzellik endüstrisinin tam ortasında çalışan biri olarak, iş hayatımı kimi tıbbi gerekliliklerden ötürü bazen makyajsız idame etme konusunda tecrübelerim, toplumsal güzellik algısının mikro-ölçekte tezahürünü yansıtıyor. “Hasta mısın?” ya da “Çok yorgun

görünüyorsun?” sorularına fazla kafa yormadan “Evet dün hiç uyuyamadım,” cevabını yapıştırmam, aslında o gün en az 8 saat deliksiz uyuduğum ve görünümün bu kişileri tatmin etmemesinin yegane sebebinin bir kapatıcı ya da bir BB krem eksikliği olduğu gerçeğini değiştirmiyor. 21. yüzyılı selamlamamızla birlikte ‘doğallık’ akımı güzellik sektörünü de etkisi altına aldı. Ya da biz aldı sandık, o ise sadece ‘almış gibi1 yaptı. 2004 yılında dört bir yanımızı saran Dove’un

tezlere konu olmuş ‘Gerçek Güzellik’ kampanyasını anımsayalım. Çilli, kemerli burunlu, sivilceli, balık etli kadınları en gerçek halleriyle ekrana taşıyan bu kampanya gerçekten de sektörün güzellik normlarına kafa mı tutuyordu? Yoksa bizi sadece aslında zannettiğimiz kadar şişman, çilli ya da kırışık olmadığımıza mı ikna etmeye çalışıyordu? Amerikalı yazar ve gazeteci Naomi Wolf, 1991 yılında yayınladığı eseri ‘Güzellik Miti’nde, kitaba adını veren kavramı şu sözlerle açıklıyor: “Güzellik, erkek egemenliğini daimi kılmak için ortaya atılan en son ve en etkili inanç sistemi.” Bize dayatılan, ince belli, hokka burunlu, karın kaslı, pürüzsüz tenli kadına ulaşana kadar kendimizi

çirkin hissedeceğiz ve içimizde büyüyen bu yetersizlik hissi bize dünyadaki yerimizi anımsatmak için yeterli değil mi? Sektörün devleri bize güzelliği farklı şekillerde sunmaya devam edecekler. Podyumda birkaç sezon önce bize Chanel Bulvarı’nda bir feminist kadın hareketi sunan Kari Lagerfeld’in Adele’i şişko bulduğu ya da Coco Chanel’in feminizmi benimseyecek kadar çirkin olmadığı yönünde fikirlerini farklı zamanlarda paylaştığını düşündüğümüzde, umutsuzluk ağır basabilir. Gelecekte dünyanın bize filtresiz ve makyajsız Instagram fotoğraflarımıza “Yine mi güzeliz?” yazacak cesaretini aşılayacak bir düzene evrilmesi umuduyla, güç bizimle olsun!

MAKYAJSIZ KAPAK KIZI ADELE

Adele’i makyajsız olarak kapağına taşıyan Rolling Stones dergisi filtresiz ve makyajsız güzellik adına önemli bir gelişmeydi.

En İyi Fotoğraf Filtreleri _5.jpgEn İyi Fotoğraf Filtreleri _4.jpgEn İyi Fotoğraf Filtreleri _11.jpgEn İyi Fotoğraf Filtreleri _6.jpg

Önceki yazımıza git: Foodproject İstanbul

Benzer İçerikler

Yorum Yaz

Your email address will not be published.


*